AKOB 2. EV KONSERİ AÇILIŞ SUNUMU

DSC04336.jpg

Fazıl Tütüner

Değerli Sanatçı Konuklarımız,
Sevgili AKOB Ailemiz, Müziksever Dostlarımız,

Bir AKOB ev etkinliğinde daha, AKOB’un çekirdek kadrosu ve bizi her zaman destekleyen müzik dostlarımızla, bu müstesna, tarihi gecede birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu gece olağanın dışında bir gece, çünkü birçok seyrek rastlanan olgu, bugün burada yan yana gelecektir. Unutulmaması için, AKOB ve kent tarihinde yer alması için, yazıya da dökülmüş olması gerekmektedir.

Kısa süre önce oluşturduğumuz AKOB Mersin Barok Müzik Topluluğu’muzun bu evde gerçekleştirdiği ilk ev konserimizden sonra, yine aynı mekânda bu akşam, üstün sanatçılarla gerçekleşecek, ikinci AKOB ev konserinde bulunmak, ev konserlerimizin sürekli olacağına işaret etmesi yönünden sevindirici ve bu geceyi yaşayacak olmak açısından heyecan verici.
Ev konserlerimizi gerçekleştirebilmek için, AKOB’a piyano tahsis eden Işıl Toksöz’e teşekkür ederiz. Yönetim Kurulu üyemiz, babası İhsan Toksöz de AKOB’a su, hava, ateş taşıyan; bitmeyen gücü azalacağı düşünülürken, durmadan gücünü katlayan, Balkanlar’dan Çin Seddi’ne kadar emsaline rastlanmayan, arkeoloji kökenli bir müzikseverdir. AKOB’u sırtında taşıyanlardandır.

Ev sahibemiz Yönetim Kurulu üyemiz Bengü Yılmazer Hadra’ya, evinde konserler düzenlememize izin verdiği için teşekkür ederiz. İzin vermekle kalmayıp, organizasyonu ve her türlü tedariki üzerine almıştır. Konserler için gerekirse salonu genişletmek amacıyla evinin duvarlarını yıkmaya kararlı gözükmektedir. Hayatının önemli bir bölümünü AKOB’a vakfetmektedir. Doğa yasalarına aykırı da olsa, onun gölgesinde her şey büyür. İnsan da büyür, ağaç ta büyür ve AKOB da büyümektedir. Bengü Yılmazer Hadra, Ankara’nın Mersin’e benzeri bulunmaz armağanıdır. Gelişmekte olan ülkelerin gelişme hızlarının düşük olması Bengü Yılmazer Hadra’lara sahip olmamalarındandır!
Derneğimizin on yıl önce kurulmasının fikir babası ve yıllar içinde destekçisi, önemli besteci, maestro, kültür insanı onur üyemiz Selman Ada ve sevgili eşi Karoline Hanım’ın Mersin’de yaşıyor olmalarından, etkinliklerimizde aramızda bulunmalarından, bu akşam eserlerinden bir çeşni sunulacak olmasından sevinç duyuyoruz. Mersin Devlet Operası’na müdür olarak; Türkiye Devlet Operalarına genel müdür olarak hizmet vermiştir. Makamına sunduğumuz, sadece Devlet Opera ve Bale etkinliklerinin yer aldığı OPERA BALE dergimizin çıkartılması projesine sıcak bakarak, Türk Opera Bale camiasına – iki yıl gibi kısa bir süre için de olsa, eşsiz bir yayın sunmamıza izin verdiği için müteşekkiriz. Geniş kültürel donanımıyla; üretmeden, bestelemeden, hayata iz bırakmadan duramayan kişiliğiyle; yaşamını kentimizde sürdüren Selman Ada, Mersin kültür ve sanat hayatına önemli kazanç olmaktadır.

Araştırmacı yazar dostumuz, öncü güçlerimizden üyemiz Semihi Vural bir kitap daha yayımladı: “Mersin Antik Kilikya Öyküleri.” Son otuz yıldır sayısız çalışmayı paylaştığımız bir kültür insanı olarak, bizim için, kentimiz için önemli bir üretici güç ve şanstır. Toprağımızın, geçmişten günümüze uzanan kültür zenginliğini bize hatırlatanlardan, böylece günümüzü zenginleştirenlerden, fikir kaynaklarımızdan olduğu için, yararlı birçok sivil oluşumu desteklemiş ve destekleyen olduğu için dostumuz, üyemiz Semihi Vural’ı, Büyük Reis’i kutluyoruz.
Üyemiz Dr. Ayşe Vural: barışık, duyarlı, estetik beğenileri gelişmiş; özgürlükleri, adaleti ve kardeşliği yaygınlaştırmak için çalışan; çağdaş ve uygar bir toplum olmak için bir araya gelen kentimizin gönüllü topluluklarından, gücünü ve zamanını esirgemeyen; yaşamıyla kadın erkek eşitliğinin bir örneği olan; binlerce hastaya hizmet vermiş bir hekimdir. Selman Ada’nın bestelediği ve bugün burada ilk seslendirilişi gerçekleştirilecek olan “Başımla Gönlüm” adlı beste, besteci tarafından, Dr.Ayşe Vural’a ithaf edilmektedir. Dr.Ayşe Vural’ın, hak ettiği bu ödül bizi de gururlandırmaktadır. Dr. Ayşe Vural’ı ve besteci Selman Ada’yı kutluyoruz.

Mersin, çok çeşitli özellikleri yanında, kısa süre önce kimliğine yeni bir özellik daha eklemiştir. O da Mersin’in artık opera bestelenen bir kent olduğudur. Selman Ada Üstadımız Nikolai Vasiliyevich Gogol’ün ünlü romanından, yine müstesna dost Tarık Günersel’in librettosu üzerine yazdığı “Palto” operasını Mersin’de bestelemiş, kısa süre önce bitirmiştir. İşte bu gece, bu etkinliğimizde bir başka ilk seslendiriliş’in de tanığı olmaktayız. Bu opera’dan Akakiy Akakiyeviç’in aryası “Serenad” da ilk defa AKOB ev konserimizde seslendirilecektir.

Kentimizden, tüm dünyaya renkler gönderebilmesini, dünyanın kendisini izlemesini başarabilmiş üyemiz Ressam Ahmet Yeşil eserlerini dünyaya taşımaktadır. Gelen çağrılara yetişememektedir. Son sergilerini birbiri peşi sıra Hindistan, Çin, Fransa, Amerika ve Almanya’nın önemli galerilerinde açmıştır. Üstün ve özgün yaratıcılık, inanılamayacak denli bir yoğunlaşma ve çalışkanlıkla sanat üreten dostumuz kıvancımızdır. Gücünün dinmemesini, eserleriyle yaşamlarımızın ve her coğrafyadan insanın tahayyül sınırlarını zorlamasını diliyoruz. Yeryüzü üzerinde kentten kente, okyanustan okyanusa uçarken, etkinliklerimize konması, çalışmalarımızda esin kaynağı olacaktır.
Genç konuğumuz, Vural Ailesinin torunu Melek Mavi Vural’ın aramızda olması, bize viyolonsel çalacak olması gecenin ayrı bir güzelliğidir. Yıllar önce Vural Ailesini, Mavi, Mersin’e geldiğinde ziyaret etmiştim. Mavi, bana çalıştığı parçaları çaldı. Sürpriz resitalden zevk aldım. Birkaç parçayı çaldıktan sonra işyerimden çağırdılar ve ayrılmam gerekti. Mavi yıllardır unutmadığım sözü söyledi : “Ama bitmedi, bir parça daha var” Küçük yaşında bana ders verdi. Okunan şiir, süren söylev, sunulan müzik, dile getirilen düşünce bitmeden ayrılmıyorum, çağırsalar da. Geç oldu biraz ama, daha olgunum artık, daha duyarlı ve müteşekkir.

Selman Ada Üstadın Mersin’de yaşıyor olmasının, bize ve kentimize sağladığı çok çeşitli yararlar yanında, güçlü dostlukları nedeniyle, bugün olduğu gibi, ülkemizin önemli sanatçıları tarafından ziyaret ediliyor olması da bir diğer şansımızdır. İstanbul Operası sanatçısı soprano Dilruba Bilgi Akgün, İstanbul Operası sanatçısı bariton Caner Akgün’ün Selman Ada’yı ziyaretlerinden, ne mutlu ki, bu gecenin sanatsal içeriği doğmuştur. Dilruba Bilgi Akgün ve Caner Akgün, üstlendikleri ve başarıyla seslendirdikleri rollerle, yurtiçinden ve yurtdışından aldıkları birçok ödülle taçlandırdıkları özgeçmişleriyle, bu gecenin özel konuklarıdır ve bu geceyi müstesna bir gece yapmaktadırlar.
Bu gece, burada buluşmuş topluluk, Mersin’i dünyaya açan / açacak, insanlarımız ve tüm insanlık için değerler üretebilen / üretecek ustalardan oluşan; yazan, çizen, boyayan, seslendiren, düşünen, üreten, besteleyen müstesna kişilerden oluşmaktadır ve onlar / yani siz bu geceyi olağandışı yapmaktadırlar / yapmaktasınız.
Varlığınız zenginliğimizdir. Varlığınız mutluluğumuzdur. AKOB’un müstesna gecelerinde birlikte olmak üzere saygılarımızı sunuyoruz.

scroll to top