İSTANBUL DEVLET OPERA VE BALESİ 2017-18 SEZONUNU GÜZEL BİR KONSERLE AÇTI

2017-Açılış-konseri-Suat-Arıkanın-açış-konuşması.jpg

İSTANBUL DEVLET OPERA VE BALESİ 2017-18 SEZONUNU GÜZEL BİR KONSERLE AÇTI

2016-17 sezonunu büyük bir başarı ile tamamlayan İstanbul Devlet Opera ve Balesi, sezondaki rutin repertuarı yanında, katıldığı turne ve festivallerdeki olumlu eleştirileri ile seyircileri tarafından takdirle karşılandı.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 23 Eylül 2017 tarihinde, her yıl olduğu gibi, bu sezon da Açılış Gala Konserini bu kez Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirdi. Verdi, Bellini, Donizetti, Massenet, Wagner, Strauss tarafından bestelenmiş önemli opera eserleri seslendirildi.

Konserde solist olarak; İstanbul seyircisinin yakından tanıdığı Evren Ekşi ve İDOB kadrosuna yurt dışından gelerek yeni katılan Hale SONER ve Barbora Fritscher yer alıdı. Konserin orkestra şefi Roberto GIANOLA idi.

Konser öncesi söz alan İDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, konser ve yeni sezon için şunları söyledi:
‘’İstanbul Devlet Opera ve Balesi olarak, temsillerimizin yanında, kalitesi son derece yüksek olan konserlere de yer veriyoruz. Daha önceleri ‘’Fuaye Konserleri’’ olarak yaptığımız bu etkinlikleri, seyircilerimizden gelen yoğun ilgi nedeniyle salon içine aldık. Böylece bu konserler artan ilgi ile güçlenerek devam etmektedir. Bunun dışında, mekanlarımız, başta Süreyya Operası olmak üzere, Yeldeğirmeni Sanat, Avrupa yakasında da Emek Pera Sahnesi devam edecektir. Bize butarihi doku içindeki sahneyi ücretsiz tahsis eden DOBGM eski Genel Müdürü, sevgili dostum, sayın Remzi Buharalı’ya huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Bu yakada sıklıkla ziyaret edeceğimiz diğer bir mekan da, büyük bir salona sahip olan Zorlu PSM Center sahnesidir. Bura çok önemli konser ve temsiller yapacağız.

Bu sezon bir Dünya prömiyeri yapacağız. Ahmet Ümit’in romanı üzerine Evrim Demirel’in ilk operası Ninatta Yekta Kara’nın rejisi ile sahnelenecek. Yine İstanbul’da bir ilk olan, Verdi’nin başyapıtı Falstaff operası. Bunun dışında, Leyla Gencer’in ölümünün 10. Yılı nedeniyle, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası işbirliği ile, Rossini’nin Stabat Mater’i seslendirilecek.
Bu akşamki, standart açılış konserimizde sizlere, İstanbul’da ilk kez seslendirilecek, Richard Strauss’un ‘’Son Dört Şarkısı’’nı sizlere sopranomuz Evren Ekşi seslendirecek.
Bu sezon da bizleri yalnız bırakmadığınız için sizlere çok teşekkür ederim. 2017-18 sezonunun başarılı geçmesi dileği ile hepinize şükranlarımı sunarım.’’

Açılış konserinin orkestra şefi Roberto Gianola idi. Hale Soner, Barbora Fritscher ve Evren Ekşi de başarılı performansları ile göz doldurdular. Programda Guiseppe Verdi, Vincenzo Bellini, Gaetano Donizetti, Jules Massenet, Richard Wagner ve Richard Strauss’un eserleri yer aldı. Konserin ilk solisti, yurt dışında etkinlikler yapan ve şimdi İdob kadrosuna katılan, İDOB solist sanatçısı, soprano Hande Soner Ürben’in kız kardeşi Hale Soner’di. Hale Soner’i sahnede dinlerken, içimden şunları geçirdim: Bu sanatçı bu denli iyi olmasaydı, yurt dışında ona kimse görev vermezdi. Sanatçı gerçekten çok zor parçaları başarılı bir şekilde seslendirdi. Ses sağlığı, ses ve oyunculuk tekniği, yorum olarak tam bir profesyoneldi. Ancak, keşke yazılı olmayan notaları söyleme ya da kendini ispat telaşı olmayıp sadece bestecinin yazdığı notaları söyleseydi. Çünkü kalitesi zaten ortadayken, “tradizione” uğruna böyle “sapmalara” taviz vermeseydi.

İkinci solist Barbora Fritscher de oldukça zor parçalardan oluşan bir program ile seyirci karşısına çıkarak, hak ettiği alkışları aldı. Sanatçı ilk kez geldiği yeni bir ülke, yeni bir seyirci topluluğunun karşısında böylesine zor bir repertuarı, böylesine yüksek bir seviyede seslendirmesi, İDOB ailesi için büyük bir kazanım.
Açılış konserinde, hiç alışık olmadığımız, ancak beni çok mutlu eden bir eser de vardı. Ünlü Alman leitmotive ustası Richard Wagner’in gençlik dönemi operası Rienzi uvertürü. Wagner 1842 de Dresden Tiyatrosu Rienzi’yi sahnelemeye karar verince Paris’ten ayrılıp Dresden’e gitti. Eser, 6 saat süren çok uzun bir opera olmasına rağmen seyirciyi coşturmayı başarmıştı. Böylece Rienzi operası, Wagner’in Almanya’da adını duyulmasını sağlayan ilk eser olmuştu. Bun uvertürü dinlemek bile beni son derece mutlu etti diyebilirim.

Konserin son solisti ise soprano Evren Ekşi idi. Sanatçı, İstanbul’da ilk kez seslendirilen Richard Strauss’un ‘’vier letzte lieder’’ Son Dört Şarkı’sını olağanüstü bir başarı ile seslendirdi.
Richard Strauss’un ölümünden bir sene önce (1948) bestelediği şarkılardır (vier letzte lieder). Joseph von Eichendorff ve Hermann Hesse’nin şu dört şiiri üzerine bestelenmişlerdir:
frühling ,september, beim schlafengehen (Hermann Hesse), im abendrot (J. Von Eichendorff)
Evren Ekşi’nin bu şarkılardaki üstün başarısı seyircilerden çok büyük alkış aldı. Evren Ekşi, zamana meydan okurcasına, inanılmaz bir teknik ve yorum tazeliğiyle karşımızdaydı.
Solistlerin üstün seviyelerine rağmen bence gecenin yıldızı orkestraydı. Roberto Gianola’nın yönetimindeki tüm orkestra üyeleri alışık olmadıkları repertuara ait eserleri son derece üstün bir başarıyla seslendirdiler. Benden bir alkış da şef ve orkestra üyelerine.

İKİNCİ GALA KONSERİ ZORLU PSM’DE

Emek Pera’daki açılış konserinden sonra ikinci konser, ayrıca sezonuna damgasını vuracak olan ZORLU PSM-İDOB (İstanbul Devlet Opera ve Balesi) işbirliğinin ilk buluşması: “GALA KONSER”! Konserde; Bizet, Verdi , Puccini, Donizetti ve Bellini gibi önemli bestecilerin operalarından oluşan repertuar, orkestra şef Serdar YALÇIN ve deneyimli solistler Aylin ATEŞ, Murat GÜNEY, Efe KIŞLALI, Hüseyin LİKOS, Ayşe SEZERMAN ve Nazlı Deniz SÜREN sunacaklar. Konser, 12 Ekim Perşembe Saat 20.00’de ZORLU PSM’de!

İSTANBUL DEVLET OPERA VE BALESİ’NDE BU SEZON NELER VAR?
2017-18 sezonunda ilk kez sahnelenecek olan eserler; Suat Arıkan’ın sezon açılış konuşmasında da bahsettiği gibi, Ahmet Ümit’in “Ninatta’nın Bileziği” adlı romanından uyarlanan Evrim DEMİREL’in “NİNATTA” operasının Dünya prömiyeri, William Shakespeare’nin oyunundan uyarlanan , Giuseppe Verdi’nin tek gülünçlü operası “FALSTAFF” ise İzmir’den sonra İstanbul prömiyeri olarak, G.F. Händel’in “APOLLO VE DEFNE” operası ile Verdi’nin “REQUIEM”, G.Rossini’nin “STABAT MATER”, Carl Orff’un “CARMINA BURANA” adlı oratoryoları, L.Minkus’un “DON KİŞOT”, Ç.Işıközlü’nün “JUDITH” balesini ve çocuk oyunu olarak Mozart’ın “SİHİRLİ FLÜT operası uyarlaması (Tamino’nun Rüyası)” seyirciyle buluşacak.!

DEVAM EDEN ESERLER
Geçtiğimiz sezonlarda ilgi çeken ve bu sezon da devam edecek olan diğer eserler;
BAŞKADÜNYA/Selman Ada, FAUST/C. Gounod, THE RAKE’PROGRESS (Hovardanın Sonu)/I.Stravinsky, ERNANİ/G.Verdi, THE TURN OF THE SCREW (Kötülüğün Döngüsü)/B.Britten adlı operaları, LA BELLE HÉLÉNE(Güzel Helen)/J.Offenbach opereti,
UYUYAN GÜZEL/P.I.Çaykovski, FINDIKKIRAN/P.İ.Çaykovski, SONDAN ÖNCE-3 AŞK-4 MEVSİM/D.Sonnenbluck-U.Seyrek adlı baleleri, DÜNYA DANS GÜNÜ ektinlikleri.
MDT(Modern Dans Topluluğu) ise JİZEL, SEYAHATNAME, KLASİK MODERNLER, İNSAN HAKLARI GÜNÜ, ŞEHİR ORMAN, ERGİME, NEVRUZ, DÜNYA ŞİİR GÜNÜ, IRK AYRIMI İLE MÜCADELE, BAROK KONSER VE GÜLDESTAN adlı modern danslar.
Çocuklar için ÖYLESİNE BİR DİNLETİ ve KUKLACI adlı oyunları kaçıranlar bu sezon izleme fırsatı bulacaklar.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü yoğun ilgiyle karşılanan konserlere bu sezonda yenileri eklenerek devam edeceğini bildirmiştir.

İsmail Hakkı Aksu

scroll to top