ULUSLARARASI MÜZİK FESTİVALİMİZ 9 YAŞINDA !

Vahap-Kokulu-Faik-Burakgazi.jpg

Dünyanın sesi Mersin’de Mersinin sesi Dünyada…

Sayın Burakgazi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanısınız. Değerli bir iş adamısınız. Müzik Festivalimizin Mersin’de yaşam kalitesini, iş dünyası beklentilerini zenginleştirme adına işlevleri nelerdir?

Mersin, hedefleri olan bir kent… Bu hedefler içinde en önemli olanlardan biri yüksek yaşam kalitesine ulaşmak, diğeri de yüksek üretim gücüne sahip olmaktır. İklimsel, coğrafi ve stratejik konumu bu hedeflere ulaşmasında avantaj olarak görünmektedir. Bunun yanında kentteki sanatsal verimin çeşitliliği ve zenginliği bu avantajı daha güçlü bir biçimde arttırmakta ve Mersin’i genç bir şehir olmasına rağmen olgunlaştırmaktadır.
Öte yandan Mersin’in göz ardı edilemeyecek kadar da dezavantajlar var! Önemli bir sorun: toplumsal yapı çağdaş kentlilik bilinciyle iç içe değil! Kentte yaşayanların önemli bir kısmı kente karşı aidiyet sorunu yaşıyor. Aidiyet sorunu yaşayanların tamamının kent kültürüyle tanışmadığını söyleyebiliriz.
Yaşam kalitesi ve üretim gücü yüksek bir Mersin yaratmak için bu sorunların çözüme kavuşması gerek. Ardından; sanat ve toplum ilişkisini güçlendirmek gerek. Çünkü toplumsal yaşam sanatın varlığıyla zenginleşir. Sanat hayatın her alanına dairdir ve bu alanlar sanat tarafından estetize edilir. Mersin Uluslararası Müzik Festivali bu yönüyle yüklendiği görevi, dokuz yıldır başarıyla sürdürmektedir. “Müzik insanlığın uluslararası dilidir” ilkesinden yola çıkarak kentimiz, bölgemiz ve ülkemizi evrensel müzikle buluşturmak festivalin hedeflerindendir. İnanıyoruz ki, festivalimize katılan her sanatçı ve topluluk kentimizin ve ülkemizin birer iyi niyet elçisi olarak Mersin’den ayrılmaktadırlar. Bu gerçeklik; Mersin’in tanınmasına katkı sağladığı gibi, kültürler arası diyalogun güçlenmesine de yardımcı olur. Mersin Uluslararası Müzik Festivali kurucularından Rahmetli Hanri Atat’ın Mersin Uluslararası Müzik Festivali kuruluşu aşamasında söylediği bir sözü var: “Dünyanın sesi Mersin’de duyulacak, Mersin’in sesini dünya duyacak. Bu söz, farklı kültürlerin etkileşimini betimleyen güzel bir sözdür!
Kısa adı (EFA) olan Avrupa Festivaller Birliği üyeliği, festivalin, altı çizilmesi gereken başka bir yanı! EFA’nın her yıl tüm üye festivallerin programlarını yayınladığı kitapta Mersin’in de yer alması, dünyanın saygın kentleri arasında anılmasının bir avantaj olduğunu düşünüyoruz.
Bütün bunları şunun için anlattım. Dünyalı bir Mersin, marka olmuş bir Mersin yaratmanın olmazsa olmazları bunlar…
Mersin’den bir “Marka Kent” yaratma çabaları sürerken, alt yapıda yerini alan saygın kurumlardan biri de Mersin Uluslararası Müzik Festivali’dir.

9.Mumf

Mersin Festivalimiz çok özel bir kurumsal yapı şemsiyesi altında işlevini sürdürüyor. Resmi ve özel kurum ve kuruluşlar gönüllü bir çatı oluşturmuşlar. Ülkemizde belki de bir ilk olan bu çatıda hangi kurum ve kuruluşlar var?

Söylediğiniz çok doğru! Mersin Uluslararası Müzik Festivali Türkiye’de hiçbir festivalin sahip olmadığı kent birliği ve dayanışmasıyla yürütülmektedir. Ülkemizde festivaller genellikle büyük bir kurum veya grup tarafından finanse edilmektedir.Yani bir veya iki büyük kaynakla oluşan bütçeleri vardır. Mersin için durum çok farklıdır. Bizde çok sayıda, küçük kaynakların oluşturduğu ve diğerlerine rağmen çok daha mütevazı bir bütçe vardır.
Daha paylaşımcı, daha dayanışmacı olması, Mersin’i diğerlerinden ayıran özelliğidir. Diğer bir özelliği de sizin de ifade ettiğiniz gibi, çok sayıda kurum ve kuruluş temsilcisinin yönetimlerinde gönüllü olarak çalışmasıdır.
Yapıyı şöyle özetleyebilirim: Mersin Uluslararası Müzik Festival’i ‘Sanat Etkinlikleri Derneği’ tarafından yapılmaktadır. İlk altı festival Mersin Kültür ve Sanat Derneği tarafından yapılmıştı. Sanat Etkinlikleri Derneği, Festivalin hukuki sahibidir; bütçeyi oluşturma ve harcama sorumluluğunu taşır. Harcamalarında kendi denetim mekanizmaları tarafından denetlendiği gibi, Yeminli Mali Müşavir denetimine de tabidir.
Dernek Yönetim Kurulu dışında bir de Festival Yürütme Kurulu vardır. Bu kurul festivalin yürütülmesinden sorumludur. Kurul üyeleri: İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Mersin Üniversitesi, Mersin Devlet Opera ve Balesi, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Yenişehir, Akdeniz, Toroslar, Mezitli, Tarsus Belediyeleri, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Mersin Ticaret Borsası, Mersin Deniz Ticaret Odası, İçel Sanat Kulübü, Mersin Polifonik Korolar Derneği, Mersin Filarmoni Derneği ve Mersin Liselileri Derneği temsilcilerinden oluşmaktadır. Ayrıca Sanat Etkinlikleri Derneği’nin Yönetim Kurulu üyeleri Yürütme Kurulunun tabii üyeleridir.

Faik Burakgazi

Müzik Festivalimizin başlangıcından bugüne başarı öyküsünü açıklar mısınız?

Mersin Uluslararası Müzik Festivali 2002 yılında Mersin Devlet Opera ve Balesi’nin kuruluşunun 10. yıl dönümünde başlatılan bir projedir. Projenin Mersin’de kısa zamanda kabul görmesi ve kent bileşenlerince desteklenmesi festivalin ulaştığı başarıların önemli nedenlerinden biridir.

Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin ilk altı yılı “Mersin Kültür Merkezi Derneği” çatısı altında gerçekleştirilmiştir. Mersin Kültür Merkezi Derneği 2004 yılında yenilenen mevzuat gereğince adını “Mersin Kültür ve Sanat Derneği” olarak değiştirmiştir.
İlk festivale destek veren kurum ve kuruluşlar T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Mersin Valiliği, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Üniversitesi, alt birim belediyeler, Meslek Odaları ve derneklerden
oluşmaktadır.
2006 yılında Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ne destek veren ve yukarıda belirtilen Resmi Kurum ve Kuruluşlara “Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu” da eklenmiş ve festival daha güçlü bir hale gelmiştir.
Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin 2007 yılında Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyeliğine kabul edilmesiyle hem festival, hem de Mersin için yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönemde uluslararası sanat kurumları ile olan ilişkiler gözle görülür şekilde artış kaydetmiştir. Festivalde yer almak isteyen sanatçı veya gruplarlardan önemli oranda başvurular alınmıştır. Böylece Mersin ve Mersin Uluslararası Müzik Festivali uluslararası kültür ve sanat ortamında daha çok tanınır hale gelmiştir.
Mersin Kültür ve Sanat Derneği’nin 2008 yılı başında Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ni sürdürmeme kararı alması üzerine, yeni kurulan Sanat Etkinlikleri Derneği bu görevi yüklenmiştir.
Festivalin kuruluşundan günümüze kadar gösterdiği başarıda önemli unsurlardan biri de, yakalanan güven ortamının sürdürülebilir kılınmasıdır. Başından beri hesap verebilirliğin önemsenmesi, bu gerçekliği ortaya çıkarmıştır.

Müzik Festivalimiz etkinliklerini sergileme adına çok özel mekânları kullanmaktasınız. Bu mekanları ve nedenlerini açıklar mısınız?

Mersin’de antik çağdan kalma pek çok mekân var… Bu yönüyle değerlendirildiğinde Türkiye’nin önde gelen bir bölgesi! Ayrıca Mersin, üç semavi dinin buluşma noktası olma açısından dünyanın nadir bölgelerinden biri. Bu mekânların gün ışığına çıkartılarak dünyanın ilgisine sunmak başlıca amaçlarımızdandır. Evrensel ve çoksesli müziği bu mekânlarla buluşturup etkili bir görsellik yaratmak önemlibir avantajımız olmaktadır. Dünyanın her tarafından ilgi göreceğini bildiğimiz bu avantajlarımızı da kullanmak istiyoruz. Bu topraklarda yeşeren çok kültürlülüğe katkı katalizörü olmak istiyoruz.
Kullandığımız mekânlara gelince: Kızkalesi, Uzuncaburç, Kanlıdivane, Ayaş Antik Kenti, Soli Harabeleri, Mersin Latin Katolik Kilisesi, Tarsus S. Paulus Kilisesi ve diğerleri…
Alahan Manastırı, Kızkalesi, Karakale, Aya Tekla gibi daha kullanabileceğimiz başka mekânlar da var! Esasen şehrin genelinde hissedilmesi için, şehirde uygun olan bütün mekânları festival için kullanmaya çalışıyoruz.

Mersin’de Müzik Festivalinin geleceğe başarı ile taşınmasında gereksinimleri nelerdir? Hukuki altyapı, mekân, maddi anlamda bunlar neler olabilir?

Festival için en önemli konu budur. Festivali amatör bir yönetimden çıkarıp, profesyonel bir yönetim biçimine kavuşturmak önemlidir. Tabii ki bu gerçeklik halen sahip olunan maddi olanaklarla sağlanamaz. Çünkü profesyonel yönetimin ve kurumsallaşmanın bir maliyeti vardır. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin sahip olduğu mütevazı bütçe ile şu anda en iyisi yapılmaktadır. Avrupa’dan ve Türkiye’den sanat çevreleri gönüllülük esasıyla yönetilen Mersin Festivali modelini sık sık incelerler. Esasen Mersin’deki sanatsal pek çok faaliyetin bünyesinde yürütüldüğü bir kuruma ihtiyaç var. Bakınız İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı böyle bir kurumdur. Klasik Müzik festivali, caz festivali, film festivali, tiyatro festivali gibi festivaller yapar. Mersin’de de niye olmasın?

Festivalimiz etkinliklerinin halkımızca daha fazla izlenmesi ile ilgili önlemleri açıklar mısınız? Bu konuda halkımız ve kurum ve kuruluşlardan beklentileriniz nelerdir?

Sanat eserleri belli bir birikim ve farklı bakış açılarıyla oluşur. Müzik de bu kapsamdadır. Sanatı, ödün veren bir mantıkla yorumlamaya kalkarsanız, sanat olmaktan çıkar. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’ni değerlendirirken kitlelerin beğenilerinden ziyade, kümülatif fayda ve birikimin dikkate alınması gerekir. Herkesin bu müziği sevmesi ve dinlemesi ana amaç değildir! İstediği halde ulaşamayan, dinleyemeyenlerin yanı sıra, kentte böyle bir organizasyona katılmaktan, takip etmekten mutlu olan ve gittikçe çoğalan önemli bir kesim var. Örneğin geçen yıl Kızkalesi Konserini, yer sağlayabilseydik eğer, 1.500 seyirciyle yapabilirdik.

Festivalin ana ekseni klasik müzik olmakla beraber, Flâmenko ve benzeri danslarla görselliği zenginleştiren boyutlar da yaratıyoruz. Kanlıdivane’de popüler müzik dinlemek isteyenlerin sayısı hiç de az değil! Bütün bu talepleri dikkate alan bir program yapmak için özen gösteriyoruz. Son tahlilde Festival, Mersin’in tanınırlığını, bilinirliğini arttırmaya yönelik bir çalışma olarak değerlendirilebilir. Mersinliler de festivale katılmakla, takip etmekle, bu sürece katkı sağlamış olacaklardır.

Festival’in tanıtımını nasıl yapmaktasınız?

Festival tanıtımı için hemen hemen kentteki bütün mecraları kullanmaktayız. Bu yıl Mersin’de bulunan bütün durak ve ışıklı raketler iki haftalığına Festivali tanıtacak. Ayrıca önemli kavşak ve güzergâhlarda yer alan 22 adet 3X4 metre abadında Yay Germe’leri 25 gün süreyle kullanacağız. Festival ofisi, Forum Köprüsü, giydirilerek tanıtma kampanyasında kullanılacaktır. Mersin Cumhuriyet Meydanı girişine ve Tarsus’a 5X7 metre ebadında, üzerinde festival programı olan brandalar asacağız. Ayrıca çok sayıda afiş, bez afiş ve mini el broşürü hazırlayarak tanıtımı sürdüreceğiz.
Gaziantep ve Adana’da büyük ışıklı panolarla festivali bölgemizde duyuracağız.
Ulusal ölçekli TV’lerle sponsorluk görüşmelerimiz devam ediyor. TRT, NTV, CNN TÜRK, SHOW TV, SKY TÜRK, TV8 gibi kanallarda 13 saniyelik bir ‘Teaser’ döndürerek festivali tanıtmayı amaçlıyoruz. Ayrıca, açılış konserini bir televizyondan naklen yayınlamak için televizyon kanallarıyla sponsorluk görüşmelerimiz sürüyor. Siz bu söyleşiyi yayınlayana kadar sözleşmeyi imzalayacağımızı umarım. Bir başka tanıtım mecramız da portföyümüzde bulunan binlerce e-mail adresi… Bunlar Adana, Gaziantep, Hatay ve diğer çevre illerde yaşayan sanat çevrelerine ait elektronik adresler! Bu adreslere Festival programı ve takvimine ilişkin bilgileri gönderiyoruz. Festival öncesi ve festival sırasında Gazete, Radyo ve TV’lerle söyleşiler yaparak tanıtım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

Festival bütçesine hangi alanlardan destek almaktasınız?

Festival Bütçesine en büyük desteği Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu ve Mersin Büyükşehir Belediyesi veriyor. Ardından Akdeniz, Mezitli, Toroslar, Tarsus ve Yenişehir belediyeleri aynı oranda destek veriyorlar Odalar, STK’lar, işadamları, işkadınları, şirketler de bütçemize katkı vermektedirler. Her sponsorumuzun ismini anmak isterim; ancak, dün sponsor olup bugün olmayanı, ya da büyük katkıyı anıp, küçük olanı atlamayı doğru bulmam. Dokuz yılda yüzlerce destekçiyi buraya listelemek de mümkün olmadığına göre, sözümü burada bitirmeliyim. Okurlarımız bütün sponsorlarımızın listesini etkinlik girişlerindeki panolarda ve afişlerde görebilirler.

scroll to top