AKOB DERGİ 24. SAYI İÇİNDE NE VAR?

AKOB-24.-SAYI-KAPAK-1.jpg

Değerli AKOB Üyeleri ve Okurlarımız, Dernek Dostlarımız
Akdeniz Opera ve Bale Kulübü tarafından 2 ayda bir yayınlanan, Türkiye’nin Anadolu’da yayınlanan Opera / Bale ve Klasik Müzik Dergisi “AKOB”, son çıkan 24.sayısı ile 4. yılı geride bırakmıştır.
Sizlerin desteği ile bugünlere geldik. Artık dergimiz Türkiye’nin seçkin kitabevlerinde satılıyor. Bu yeni ivme ile daha geniş bir okur kitlesine ulaşabileceğiz. Mutluyuz.
Dergimiz üyelerimize ücretsiz gönderiliyor. Aramıza yeni üyeler katılıyor. Ayrıca her üyemizin en az 1 yeni abone bulması konusundaki ricalarımız üzerine, sizlerin katkılarıyla abone listemiz de gün geçtikçe kabarıyor. Bu konuda yardımlarınızı sürdürmenizi rica ediyoruz. . Üyelik ve Abone formlarımızı web sitemizde bulabilirsiniz.
AKOB Dergi 24. sayı içeriğinde neler var?
24. sayımızın kapağında Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) tarafından sahnelenen Puccini’nin La Bohème Operası’ndan bir sahne var. Bu konudaki dergi yazısını Demet Şaman Tarlakazan yazdı. Bu konuda bir yazı da eserin rejisörü Kenan Korbek’ten geldi.
Bundan böyle Tarlakazan’ın yazıları okurlarımızda tiryakilik yaratacak gibi görünüyor, çünkü okurlarımızdan çok olumlu duyumlar alıyoruz (Geçen 23. sayımızda da yine ayni yazarımızın dergi yazısına istinaden, MDOB’ta sahnelenen Notre Dame’ın Kamburu Balesi’nden bir sahneyi kapak yapmıştık).
Bu sayımızda bir diğer opera izlenimi yazısı daha var: Gülşah Uygur Ankara’ya giderek Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen ATTİLA operasının prömiyerini sizler için izledi. Biliyorsunuz Mersin Devlet Konservatuvarı Opera Sanat Dalı Öğretim Üyesi olan Gülşah Uygur AKOB’un Daimi Sanatçısıdır. Geçen yıl Güney Kore de iki konsere çıkan sopranomuz bu yıl 22 Mayıs tarihinde Viyana Rathaus’ta bir konser verecek. Kendisine başarılar diliyoruz.
Kitap Tanıtım sayfamızın gediklisi Cengiz Kara’da artık okurlarımız tarafından tanınıyor ve aranıyor. Bu sayımızda Cengiz Kara; dergimizin yayına başladığı tarihten bu yana değerli yazılarıyla Amerika’dan bize katkılarını kesintisiz sürdüren Sevgili AKOB Dostu, Ömer Eğecioğlu’nun geçen yıl YKY tarafından basılan “Müzisyen Strausslar ve Osmanlı Hanedanı” kitabını tanıtıyor bizlere.
Ve, Ömer Eğecioğlu’nun yazısı: İsveç’te yaşadığı son iki yılda bize İsveç’ten yazan Eğecioğlu Norveç’i de ziyaret etmiş ve dergimizde yayınlanan bir makalesinde bize 2008 yılında kapılarını açan ve “Fyord’taki Alımlı Buzdağı” olarak isimlendirilen Norveç Ulusal Operaevi’ni tanıtmıştı. Bu sayımızda ise Eğecioğlu 2012 yılında göreve başlayan Norveç Ulusal Operası’nın (Den Norske Opera) yeni yönetmeni Per Boye Hansen ile bir söyleşini sunuyor sizlere. AKOB 24. SAYI - KAPAK 2
Hansen’e göre köklü bir opera geleneği olmayan Norveç’te böyle muhteşem bir operaevine sahip olmak bir mucize. Bunun bir avantaj olduğunu, yeni fikirlere açık Norveçli izleyicilere geleneksel opera repertuvarını sunarken, yeni eserlerle de beğenilerini geliştireceklerini ve yeni bestecilere şans tanıyacaklarını söylüyor.
NORVEÇ OPERASI BÜTÇESİNİN %90’I DEVLETTEN…
Per Boye Hansen bir kamu kuruluşu olarak bütçelerinin ancak %10’unun sponsorlar tarafından karşılandığını ve esas olarak devlet desteği ile görevlerini sürdürdüklerini de belirtiyor. Oysa Türkiye’de işler tam tersine gelişmekte. Mevcut iktidarın hazırladığı TÜSAK Yasa Tasarısı ile Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra başlamış ve kısa sürede tüm zorluklara ve olanaksızlıklara karşın Avrupa’daki örnekleri seviyesine gelmiş bir opera bale, tiyatro, senfonik müzik kültürü yok edilmek isteniyor. Çelişkiyi görüyor musunuz?
Eğecioğlu’nun Hansen ile söyleşisini keyifle okurken ülkemizdeki olumsuzluklara hayıflanacak, nasıl bu duruma geldiğimizi bir kez daha sorgulayacaksınız. Ama yanıt belli: Büyük çoğunluk sadece durumu izliyor ve “vah, vah!” diyerek dizlerini dövüyor ama iş tepki göstermeye gelince ortaya çıkıp vatandaşlık görevini yapmıyor. Sadece seyirci kalmak yerine tepkilerini gösteren bir halk olmak gerekiyor! Bu konuda üyesi olduğumuz MERSAP (Mersin Sanat Platformu) ile bizler basın bildirileriyle, toplantılarla tepkimizi ortaya koyuyoruz.
OPERAMIZA SAHİP ÇIKIYORUZ!
TEPKİYE DAVET
Burada haber vermek isteriz ki; MERSAP 23 Mayıs 2014 Cuma Günü Saat 18.00’de Kültür Merkezi (Opera Binası) merdivenlerinde “Operamıza Sahip Çıkıyoruz” toplantısı düzenleyecektir. Katılımınız bizlere güç katacaktır.
Yine son dergimize (24. Sayı) dönersek;
Tarık Günersel, MDOB Orkestrasını yöneten bestecimiz, ünlü şef Selman Ada’nın konserinin izlenimlerini yazdı bu sayımızda.
Tuba Özkan, Londra’da Genç Bir Rejisör- Aylin Bozok ile bir söyleşi yaptı. Yakınlarda yıldızı parlamaya başlayan Bozok’tan birkaç cümleyi burada size aktarmak isterim:
“Yönetmen bir hikaye anlatıcısıdır; alışılmışın dışında bir dünya yaratır ve herkesi kendi yarattığı bu dünyada yaşamaya, oynamaya ikna eder.”
Biz yönetmenleryetişkin diye adlandırılan çok şanslı yetişkin çocuklarız, çünkü hala oyun oynayabiliyoruz. Üstelik bize bunu yapabilmemiz için para bile veriyorlar!
“…Deneyimin yaşla alakası yok, Hatta söyleyebilirim ki sanatta deneyimin de başarıyla hiç alakası yok. Deneyim yaratıcılık yetisine ancak hız kazandırabilir. Yaratıcılık yetisi ya vardır ya yoktur…”
“…Daha ben kendi eserinin prömiyerinde seyircilerin arasında rahatça oturan bir yönetmen görmedim; eğer izliyorsa tabii. Bazılarımız tuvalete bile kapanırız…”
Neyse burada keselim. Bu kadarı bile bu genç yönetmenin konuyu ne denli içselleştirdiğinin yanıtlarını veriyor bizlere.
Bu sayımızda ilk kez Caza değiniyoruz. Ogün Kaymak Caza Değinmek başlığıyla ilk yazısını yazdı dergimizde. Mersin’de yaşayan Ogün Kaymak 1984 yılından beri “şiir çalışıyor”. Yayınlanmış 10 şiir kitabı var. Donanımlı bir cazsever olan Ogün Kaymak dergimizdeki yazılarını sürdürecek.
Ogün Kaymak’ın yazısıyla Caza bir değindik pir değindik! Bu konudaki ikinci yazı Zülüf Arslanoğlu / Kaan Öztutgan’ın “Cazın Tarihsel Serüveni” araştırma yazısı. Caz dünyasının girdabına girmeye hazır olun.
Dırahşan Bulut Andrea Bocelli’nin Istanbul konseri ile ilgili yazdı.
Ebru Lâledemir, dergimize yazdığı ilk yazısında AKOB Yayınları’nın ilk kitabı, Prof. Dr. Ali Uçan’ın “Atatürk ve Köy Enstitülerinde Müzik Eğitimi” adlı kitabının tanıtım ve imza gecesini anlattı.
Semihi Vural, geçmiş zamanlardan anılarla, Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, yeni adıyla; “Nevit kodallı Oda Müziği araştırma ve Uygulama Merkezi” içindeki yeniden elden geçirilen tamamen akustik 210 kişilik konser salonunun açılış gecesini nakletti gidemeyenlere…
Mersin yeni ve çok güzel ve donanımlı bir konser salonuna kavuştu.Gelecek yıllarda burada çok güzel etkinlikler izleyeceğiz.
Dergide yer yokluğundan uzun süredir yayınlayamadığım benim de bir yazım var : AKOB Nurhak’da … “Nurhak nire?” diyenler okusunlar, özlemlerimizi paylaşsınlar…
İhsan Toksöz

scroll to top