MERSİN YERİNE SIĞMIYOR, EVREN GİBİ GENİŞLİYOR…

Ihsan-Toksoz-1.jpg

Her fırsatta vurguluyoruz. Mersin bir kültür ve sanat şehri olarak ön plana çıkıyor güneyde. Akdeniz insanının dışa dönüklüğü ve Anadolu insanının sıcaklığının bir potada erimesi ile öne çıkan kentli kişilik harmanı, Mersinlilerin sanata olan açlığının ve taleplerinin artmasına neden oluyor. Sanata doymuyor bu kent. Verileni beyin kıvrımlarının içine hapsediyor ve gerektiğinde karşılaştırmalar yaparak yeni taleplerle çıkıyor karşımıza. Bu nedenle kent önderleri, kentlimizin isteklerini karşılamak için her zaman en iyiyi verebilme gayretinde oluyorlar.
Mersin güneyin bir incisi ve de kültür ve sanat etkinlikleri açısından da yörenin birincisi.
Kentimizin kabuğunu kırarak dünya ile bütünleşmesinin mimarlarından biri olan, doğurgan ve bereketli Ana Tanrıçası İçel Sanat Kulübü, bu yıl 20. Kuruluş yılını kutladı. MESİAD tarafından Kültür ve Sanat Ödülü’ne layık görüldü. O gerçek bir KYBELE…
Ankara, İstanbul ve İzmir’den sonra 1994 yılında kurulan Mersin Devlet Opera ve Balesi, her yıl gelişen performansları ile artık şehrin bir gururu haline geldi.
Bu yıl dokuz yaşını dolduran ve kentimizin dış dünyaya açılmasında bir lokomotif rolü üstlenen, EFA onaylı Uluslararası Müzik Festivalimiz ile Mersin’in dünyalı bir sanat kenti olmasının temelleri atılmış durumda. Şimdiden gelecek yıl yapılacak 10. Yıl kutlamaları için çalışmalar başladı bile.
Mersin Üniversitesi Oda Müziği Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesindeki Akademik Oda Orkestrası ise bu yıl onuncu kuruluş yılını kutladı. Orkestra önceden programlanarak yayınlanan yıllık etkinlikleri ile kentlimize hizmet veriyor ve yaşamımıza renk katıyor.
15 yaşındaki Mersin Polifonik Korolar Derneğimiz ise birçok uluslararası etkinlikte kazandığı ödüllerle kentimizin sesini yurt dışında da duyuruyor.
Kentin kamu kuruluşları ve diğer birçok sivil toplum kuruluşu, sanat ve kültür yaşamına katkıda bulunmak için, canla başla çalışıyor ve her alandaki sanat etkinlikleri ile Mersinlilerin yaşamına güzellikler sunuyorlar.
Tüm Mersinliler biliyor ama kent sevdalımız Semihi Vural bu sayımızdaki yazısıyla buradan herkese bir gerçeği tekrar duyuruyor: ”Anadolu’da ilk opera ‘Madam Butterfy’ 1947 yılında Mersin’de sahnelendi.” Bu onuru gururla taşıyoruz. Bu temsilin sahnelenmesinden tam 63 yıl sonra, kentimiz bir kültür ve sanat şehri olarak öne çıkıyor. Mersin, yöremizde ilkleri yaşama ve yaşatmada bayrağı bugün de önde taşıyor. Bu yıl Akdeniz Opera ve Bale Kulübü Derneği, Türkiye’nin ilk ve tek Opera ve Bale Dergisi olan, AKOB Kültür ve Sanat Dergisi’ni Mersin’de çıkartarak bir kez daha taçlandırdı kentimizi. AKOB Dergisi gittikçe büyüyor ve serpiliyor. Türkiye’nin Opera ve Bale Dergisi olma yolunda hızla ilerliyor.
Bu sayımızda bazı yazılarımız İngilizce ve Türkçe olarak basıldı. Bu AKOB’un dünyaya açılım hedefinin gerçekleştirilmesi çabalarında ilk basamağı oluşturuyor. Bundan böyle bazı yazılarımız iki dilde basılacak.
Dergimizin bu sayısında yeni yazarlarımız var.
Nihat Taner, “Cemal Reşit Rey’in Mersin Mektubu” belgesel yazısıyla aramıza katıldı.
Alexandra Ivanoff, “ Musical Mersin – Müzik Şehri Mersin” yazısıyla Türkiye ile Amerika’nın klasik müzik yaşamını irdeleyerek yüceltiyor kentimizi.
Ömer Eğecioğlu, yaklaşık on yıldır hazırlıkları sürdürülen Wagner’in Yüzük Dörtlemesi’nin sahnelendiği Los Angeles Yüzük Festivali’nde, Das Rheingold’u AKOB okurları için izledi.
İleriki sayılarımızda kendisinin AKOB ’un dünyaya açılımında milât yaratacak sürpriz çıkışları olacağını da sizlere buradan müjdeliyoruz.
2 ayda bir yayınlanan dergimizde henüz günceli yakalayamadığımızdan, gecikmeli olarak ta olsa bu sayımızda 2009 – 2010 konser sezonunda gerçekleştirdiğimiz dört AKOB konserini ele alarak, sanatçılarımızı sizlere tanıtmak istedik. AKOB SEYİR DEFTERİ dosyamızı ilgiyle okuyacağınızı umut ediyoruz.
Bir de ilginç haberimiz var bu sayımızda sizlere: “Kanun mekanizmasına sahip Piyano yapıldı!” İlgiyle okuyacağınızı düşündüğümüz bu haberimizin müzik çevrelerimizde büyük yankılanmaları olacağını ve ses getireceğini düşünüyoruz. Mersin artık kabına sığamıyor Globalleşen dünyada kentimiz, gelişen, kaliteli, çeşitlenen ve dışarıya açık kültür ve sanat etkinlikleriyle – Sayın Remzi Buharalı’nın belirttiği gibi, bir model şehir olarak yerini arıyor
Mersin yenine sığmıyor Evren gibi genişliyor.
Sevgiyle kalınız. Yaşamınız müzik ve sanat dolu olsun.

İHSAN TOKSÖZ

scroll to top